atsız
1 ay önceCihân dedikleri bir hân imiş, gelen göçer,
Bâkî kalan yalnızca gönülde açılan eser.
Câh ile mağrûr oldum, mâla gönül verdim,
Meğer her saltanatın sonu sessiz bir seher.
Her nefes bir emânet, her dem biraz firâk,
Takdîr yazılınca susar dil, eğilir bayrak.
Dost bildiğin nice yâr, rüzgâr ile savrulur,
Bir vefâ ehli çıkar, bin nâmdan evlâ durur.
Nefsime sordum bir gece: "Bu ömür kime kaldı?"
Aynalar sükût etti, vicdân cevâba daldı.
Hakîkat perde açtı, zâhir yalan göründü,
Bir ömürlük ihtişâm, bir nefeste söndü.
Ne sîm kaldı elde, ne zer kaldı avuçta,
İnsan kendi hâline döner son yolculukta.
Ey gönül, mağrûr olma devrânın ikbâline,
Gül bugün açar amma, yarın düşer hâkine.
İbret al bu kıssadan, aldanma reng ü rûya,
Her gelen bir gün gider, hüküm ancak Mevlâ'ya.
- Uçmak - Kıvırcık (Tepe 2026)
1 kişi beğendi
atsız
1 ay önceKeşke anneler ve babalar ölümsüz olsa
Zavallı küçüğüm! Seni onca seven, güzel kokular yayan beyaz, küçük boynunu öpen, elleriyle hiç durmadan ipek gibi saçlarının buklelerini okşayan , yuvarlak güzel yüzünü ellerinin arasına alan, seni dizlerinin üstünde zıplatan ve akşamları Tanrı'ya dua etmen için iki elini birleştiren baban ölecek!
- Bir idam mahkumunun son günü
1 kişi beğendi
Şinasi
1 ay önceBugün oldukça verimli bir gündü. Sabah erken kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra üzerinde çalıştığım projelere odaklandım. Gün içinde birkaç teknik problemle karşılaştım ama biraz araştırma yaparak çözüme ulaştım. Bir sorunu çözdükten sonra insanın hissettiği rahatlama gerçekten güzel.
Öğleden sonra kısa bir yürüyüş yaptım. Temiz hava almak ve bilgisayar başından biraz uzaklaşmak bana iyi geldi. Döndükten sonra işlerime daha rahat odaklanabildim.
Akşam saatlerinde yapılacaklar listemi gözden geçirip yarın için plan yaptım. Her işi aynı gün bitirmek mümkün olmasa da düzenli ilerlediğimi görmek motive edici. Günün sonunda biraz kitap okuyup dinlenmeye karar verdim.
Bugün bana bir kez daha küçük ama düzenli adımların uzun vadede büyük fark oluşturduğunu hatırlattı. Umarım yarın da en az bugün kadar verimli ve keyifli geçer.
2 kişi beğendi
atsız
2 ay önce Üzgün“Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?”
1 kişi beğendi
neptunlu okur
2 ay önceGenç Werther'in Acıları | Okuma Özeti 🎉
1774 yılında yayımlanan bu roman, edebiyat tarihinin en etkili aşk hikâyelerinden biri olarak kabul edilir.
Kitabın merkezinde Werther adında genç, hassas ve duygularını yoğun yaşayan bir adam vardır.
Werther, bir gün Lotte isimli genç bir kadınla tanışır ve ona derin bir aşkla bağlanır.
Ancak Lotte başka biriyle nişanlıdır.
Bu imkânsız aşk, Werther’in iç dünyasını giderek karanlık bir yere sürükler.
Eser, Werther’in arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşur.
Bu sayede okuyucu yalnızca olayları değil, Werther’in zihninden geçen her duyguyu da neredeyse birebir hisseder.
Goethe’nin vermek istediği mesajlardan biri, insan duygularının ne kadar güçlü ve yıkıcı olabileceğidir.
Kontrol edilemeyen tutkular, insanı hem güzelliğe hem de felakete sürükleyebilir.
Aynı zamanda eser, insanların anlaşılma ihtiyacını ve yalnızlığın insan ruhunda açtığı yaraları da gözler önüne serer.
Yayımlandığı dönemde kitap öylesine etkili olmuştur ki, birçok genç Werther gibi giyinmeye başlamış, hatta romanın duygusal atmosferinden fazlasıyla etkilenen insanlar ortaya çıkmıştır.
Bu yüzden eser, edebiyat tarihinde “Werther etkisi” olarak anılan büyük bir kültürel iz bırakmıştır.
Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da Genç Werther’in Acıları, hâlâ insanların kalbine dokunmaya devam ediyor.
Çünkü aşk, yalnızlık ve anlaşılma arzusu…
Zaman geçse de hiç değişmeyen duygular.”
Yorum yaz…
neptunlu okur
2 ay önce“kalbi bir kez değil, son bir yılda, hatta son on yılda bir çok kez kırılmıştı ve ne zaman kırılan parçaları bir araya getirmeye, kalbini ve ruhunu hayali bir yapıştırıcıyla yeniden birleştirmeye başlasa parçalar tekrar kırılıyordu. Öyle ki her bir parça gitgide küçülüyor, daha az tanınır oluyor ve her darbeyle bir daha birleşmeyecek hale geliyordu.”
Kitapta sevdiğim tatlı kısımlar olmakla beraber bana pek hitap eden bir eser olmadı . Ya da büyük bir beklentiyle okudum o yüzden hayal kırıklığı yaşamış da olabilirim bilmiyorum. Normal okuma tempomda okuduğum eserlerin yanında bir dinlenme , çerezlik okuma gibi bir şey oldu benim için. Tekrar bir gün dönüp okur muyum pek zannetmiyorumm ama yine de bir deneyim olmuş oldu benim için
1 kişi beğendi
Şinasi
2 ay önceYüzde ısrar etme, doksan da olur
insan dediğinde, noksan da olur
sakın büyüklenme, elde neler var
bir ben varım deme, yoksan da olur
hatasız dost arayan dosttan da olur.
Yorum yaz…
neptunlu okur
3 ay önceAhmet Ümit - İstanbul Hatırası Kitap Özeti
“Hepimizin bir tek ortak özelliği vardı : İnsan olmak. Farklı inançlara, farklı etnik kökenlere, farklı cinsiyetlere , farklı dünya görüşlerine sahip olsak da hepimiz insandık.”
“Ruhun yarası hiçbir zaman tam olarak kapanmıyor. Beden daha çabuk onarıyor kendini. Kalbin attığı sürece vücut iyileşebilir. Oysa ruhun bir kez darba aldı mı, o yara dikiş tutmuyor. Sonuna kadar kendi kendine kanamayı sürdürüyor.”
Yorum yaz…
neptunlu okur
3 ay önce DüşünceliJack London - Vahşetin Çağrısı Kitap Özeti
Selam kitap dostlarımmm sizlerle Vahşetin Çağrısı konuşuyoruz…
Kitaptaki ana karakterimiz Buck.
Buck, Yargıç Miller’in evinde konforlu bir yaşam süren evcil bir köpekti. Ancak bahçıvanlarınım kumar borcu sebebiyle Buck’ı satması üzerine hayatı tamamen alt üst oldu.
Kendini konforlu bir malikaneden bir anda buz tutmuş Alaska topraklarında buldu..
İçine düştüğü bu vahşi doğada Buck’ın kendini geliştirmesini, atalarından kalma içinde susmuş gerçek benliğini bulma yolculuğunu okuyoruz .
Görünen metnin ardında kalan gerçeklik hakkında bir reels videosu paylaşmıştım, onun in önceki gönderiye bakabilirsiniz..🌸
Bu kitabın bir de filmi var . Çok izlemenize gerek yok çünkü kitaptaki o derinliği filmde bulamıyorsunuz ama yaşadığı doğayı anlamlandırabilmek için izleyebilirsiniz🤷🏻♀️
Kitapla kalınnn🫂📖
Yorum yaz…
Şinasi
3 ay öncesönse de ömrüm, kalır bir tek nişâne
Eğer ki yarın nihâyet olur ise bu zamâne,
Düşer gönül sükût ile gider bu hânedâne.
Ne var ki aşk-ı derûnum kalır yine virâne,
Bir ateş-i sönmeyen ki düşer her bir zamâne.
Gidersem eğer ardımda kalır mı bir nişâne,
Yoksa savurur mu beni rüzgâr-ı bî-efşâne.
Benim bu hâlim bir sefer, yazılmış bir destâne,
Ne başlanır ne biter bu hikmet-i bî-kânâne.
Gözümde yaş değil, deniz olur her bir bahâne,
Döner de akar içimde bin yıl süren efsâne.
Ne korkarım felekten ne de kara imtihâne,
Zîrâ ölüm dediğin şey bir perde-i nihâne.
Eğer ki sönse de ömrüm, kalır bir tek nişâne,
Bir âh-ı derin bırakır bu gönül bî-zamâne.
Kıvırcık - 2026 / Mezarlık
(İlk ve muhtemel son divan denemesidir.)
1 yorumu gör
atsız
3 ay önce KarışıkKafan çok dolu yine, devamlı kendi kedime bir şeyler konuşuyor. O susmayınca kitap okuyamıyorum. Yani deniyorum, akşam falan okudum ama bir bölüm okudum bir yandan konuşuyorum. Bir yandan okuyor gibiyim. Uykum da gelmiyor böyle olunca. Beynim iki yöne yetmeye çalışırken uyumayı unutuyor.
Ekran sürem çok arttı. İnstagram da vakit geçirmeye başladım. Keşfet denilen şeyin kurbanı oldum. Normal kendi hesabım var. Tanımadığım kimseleri takip etmiyordum oradan, bir de çalındığından paylaşımlarım iki kere korktum. Ben de o özel kalsın diye düşünüp gittim, açık hesap açtım. Bok varmış gibi. Şimdi tiyatro ile ilgili, yazmak ile ilgili yani ilgimi çeken fark ettiğim kim varsa takip ediyorum oradan. Böyle kitaplar, yazarlar, çizeler ile dolan bir keşfetim oldu. Çok güzel ama şimdi iki kat zaman harcıyorum.
Kendi önceki hesabımda tanıdığım insanlar ve bir de taşacak bu deniz dizisi var. Takıldım mı takılıyorum bir ara friends dizisi vardı. Şimdi bu dizinin samimiyeti iyi geliyordu bu bölümde ramazan ayına o kadar vurgu yapıp bayram yapmadan ramazanı bitirmeleri ile ilgimi biraz azaltsalar da, karakterlerin oyunculuk ile bize yansıtılmasını seviyorum.
Sana niye geldim yazınca kafam biraz sakinlesin diye, kurgularımı azıcık buraya boşaltayım. Evim dağınık, pis ve temizlik yapmaya niyetim yok gibi.
Nisan ayında gideceğim bileti alınmış. 5 tiyatro var. Geçen ay Afife’ye gittim bayıldım. Baba’ya gittim ama çok etkilenmedim sanki. Haluk Bilginer’i çok seviyorum. Elbette oyunculuğu iyiydi. Dekor değişirken sahne üzerinde beni çok yordu gölge gibi giren oyuncular. Bir türlü oyunun içine giremedim yani.
Afife oyununu abartabildiğim kadar abartıyorum. Tüm oyuncuların emeğine sağlık.
Günce şuan da uzar gider yazma işi. Ama susayım. Deftere geçeyim, telefondan zor geldi yazması.
1 kişi beğendi
Şinasi
3 ay önceGece, sokak lambalarının titrek ışığında sessizce yankılanıyordu. Bir köşe başında, hayatın yükü omuzlarına çökmüş bir genç, sigarasının dumanına dertlerini üfleyerek gökyüzüne bakıyordu. Her nefeste içinde biriken acılar, umutsuzluk ve ihanetin ağırlığı biraz daha belirginleşiyordu.
Kimi zaman içerek unutmaya çalıştı, kimi zaman gözyaşlarıyla dertlerini akıtmaya... Ama hiçbir şey, ruhunda açılan yaraları tamamen iyileştirmeye yetmedi. Her sevgi kırıntısı, beraberinde daha büyük bir acıyı getirdi. Birini sevmek, ona güvenmek, sonra da ihanete uğramak... İşte hayat, ona hep bu senaryoyu oynattı.
Ölüm mü daha kolaydı, yoksa yaşamak mı? Bunu defalarca düşündü. Ama her seferinde hayat, acılarını daha da derinleştirerek ona yeni sınavlar sundu. Zaman ilerledikçe kalbindeki yorgunluk, yaşının çok ötesinde bir ağırlığa dönüştü. Genç yaşına rağmen, taşıdığı dertler bir asırlık ömürden farksızdı.
O gece, yüreğindeki fırtına dinmedi. İçindeki sorular cevapsız kaldı. Ama bir şeyden emindi: Dünya dönmeye devam ettikçe, acılar da var olmaya devam edecekti. Yine de içten içe bir umut vardı; belki bir gün, yaşamak, ölüm kadar sessiz ve huzurlu olabilirdi...
https://www.youtube.com/watch?v=i_0Sl71817M
Yorum yaz…
Şinasi
4 ay önce KarışıkBugün sabah uyandım. İçimde ağır bir his vardı, son zamanlarda neredeyse her güne böyle başlıyorum. Yine de kendimi zorlayıp kalktım. Kahvaltı yaptım; çok iştahlı değildim ama en azından bir şeyler yiyebilmiş olmak bile küçük bir adım gibi geldi.
Sonrasında biraz işlere baktım. Odaklanmak kolay değildi, aklım sık sık dağıldı. İçimdeki o isteksizlik hissi hâlâ orada ama tamamen teslim olmamaya çalışıyorum. Küçük küçük de olsa bir şeylerle ilgilenmek, tamamen boşlukta kalmaktan daha iyi geliyor.
Günün ilerleyen saatlerinde “Dağ 2” izledim. Film izlemek biraz olsun kafamı dağıttı. Bazı anlarda kendimi hikâyeye kaptırabildim, bu da iyi hissettirdi. En azından zihnim kısa bir süreliğine de olsa o ağırlıktan uzaklaştı.
Bu aralar mutsuzum. Bunu inkâr etmiyorum. Hatta zaman zaman depresyonda gibi hissediyorum. Ama buna rağmen içimde küçük de olsa bir çaba var: iyi olmaya çalışıyorum. Belki çok hızlı ilerlemiyorum, belki her gün aynı hislerle uyanıyorum ama yine de tamamen bırakmıyorum.
Bugünün özeti şu olabilir: Büyük bir şey başarmadım ama tamamen pes de etmedim. Şu an için bu bile yeterli sayılabilir.
Yorum yaz…
Şinasi
4 ay önceYalancılar mağdur olmuş,
İnsanlar kaypak.
Yüz doğru yalan olmuş,
Bin nefret paklar.
Gözler gülüyor, içten değil,
Sözler dökülür, gerçek değil.
Selam verip sırt dönüyorlar,
Vefayı çıkarla örüyorlar.
Ne yemin kaldı ne bir vefa,
Her şey yalanla döner safha.
İhanet hüküm, yalan da şah,
Gerçek ezilmiş, kalmış günah.
Güven dediğin eski bir rüya,
Görsen bile inanma asla.
Çünkü bu dünya, bu sahte diyar,
Sadakati değil, yalanı var.
Gözler arar bir doğru yüz,
Ama her bakışta bir hile süz.
Sözler süslenmiş ipek gibi,
Altında hançer, soğuk ve diri.
Kimse güvenmez kimseye artık,
Herkes bir hesap peşinde sanki.
Sırlarını versen dost bildiğine,
Ertesi gün duyar düşmanın bile.
Bir gün gelir mi gerçek zaman?
Silinir mi yalanla kurulan plan?
Belki bir umut, belki bir düş,
Ama bu devran hep böyle dönmüş.
Yorum yaz…
atsız
4 ay önce AlkolikEn mutlu günümdü,
Bir şarkı ölümdü
Geriye nasıl dönüldü
İhanet ikiye bölündü
İntikam farklı bir gömüydü
En usta medyum gömüldü
Nefretim birikiyor avuçlarımda
İşte bu son dönümdü
1 kişi beğendi
Şinasi
4 ay önce AsabiAsabi oldum.Çok asabi oldum..
Önüme gelene laf sokuyorum haşlıyorum.Sırf kimsenin kalbini kırmayayim diye çıraklar grubundan çıktım.
Tamam doğaçlama hata yapılarak öğrenilir ama bunlar hata yapmayı çok sevdi.O yüzden doğru bişey yapmıyorlar.
Bende yapacağınız işi skym dememek için uzaklaştım.
Sadece bu ekip degil.herkes herşey..
Anaaa huysuz ihtiyar olcam ya la ben..
Yok hoşuma da gidiyor..
20 Haziran'da sahnede hastalık hastası Argan olcam ya.. Kerem hoca diyor ki Murat ne güzel hiç zorlanmiyorsun bu herifi oynarken..
Amannh banane..
2 kişi beğendi
Şinasi
4 ay önce ÜzgünBeden kayıt tutar kitabının audio halini bulayım.
Ne psikomatik semptomnlarmış yahu. döndüm dolaştım yine yoga asanalarımı hatırlayıp yapmnaya başladım. O ufak mutfak odasındaki kalın yeşil matım üzerinde ygeçişrdiğim vakitler... Yeşilin vemavinin farklı tonları aklımda filan.
Kimse anlamaz
Daha böcek pilavı yapıcam . Ay pardon patlıcanlı yimek. buşgur pişti.
Buşgur değil, bulgur. Silmeyi sevmem. Resimlerimde , çizimlerimde de silmem genelde . Olması gereken o halmiş. Pek te insan silmem kolay kolay. Varmış bi anlamı. sktir edip atmam.
Yavrular 26 günlük kedi . Anne kediyi besliyorum. Bi dışarı bi içeri taşıyor. Bugün hava soğuk diye yine içeri almış.
Biraz para geçince elime kedilere mama, tavuk filan alıyorum. Bi de kendime sebzeler ve şarap.
ŞArabı azaltmak için ilaç alıyorum.
1 kişi beğendi